Ne yazacağımı bilmeden yazıyorum yine ama aslında en güzel şey değil midir ne yazacağını bilmeden yazmak ?
Her zaman değildir belki.. sinirli bir halde yazdıklarınızdan belki de saatler sonra pişman olacaksınızdır...
Kitap kardeşliği 6. ayımıza 4 gün var.. yani yarı yıldır birlikte aynı hayal bahçesindeki çiçekleri kokluyoruz.Günlerimiz güzel geçiyor ve okuyan herkes bizle birlikte her ayın ilk gününü iftar saati bekler gibi bekliyor şimdi bir çok şey daha net. Neler net derseniz aslında birçoğumuzun çevresinde okuyan insan bulmak zor hatta parmakla gösterilecek kadar az kardeşlik sayesinde o azınlık bir çatı altında toplandı ve bu birçoğumuz için bulunmaz bir nimet.Bu kardeşlik sayesinde herkes kendi kafasında birilerini buldu konuştu,sohbet etti,buluştu.. Sadece bir kitap okuma grubu olarak artık kalmayacağız. kitap kardeşliği artık bir kanbağı gibi oldu,
sokakta bizle aynı kitabı okuyan kişiye kitap kardeşim olarak bakacağız,
''acaba kardeşlikten mi '' diye düşüneceğiz...
aynı kitabı aldığımız birine hadi kitap kardeşi olalım diyeceğiz...
belki birlikte okuyorsunuzda ne oluyor diyenler vardır
Tatmadan bende bilmiyordum....
Böyle tad alacağımı ilk sayfayı aynı saatte beraber kaldıracağımı , o insanların evde işyerinde,otobüste kumsalda uçakta benle aynı satırları okurken hayal edeceğimi, kitabı okurken bende aslında bir kitap kadar daha hayal koyacağım hiç aklıma gelmezdi....
Birileri beni sevmiyor olabilir ama kitap kardeşliği sevilecek birşey,yaşanacak birşey..Çünkü kitap kardeşliği benim değil bizim...her kitap severin.Bir şeyi iyi bilmemiz gerek. Geçmişi kitaplardan öğrendik geleceği de yeni nesil kitaplardan öğrenecek.belkide çocuklarımız .kitap kardeşi olacak.Bırakabileceğimiz en güzel alışkanlık okuma alışkanlığı diye düşünen bir azınlığız biz ama birlikte olmalıyız....kitap seven herkesle birlikte....
Unutttuğumuz,özlediğimiz, çıkarsız kimse kalmadı dediğimiz anda yine dünyadaki en sadık dostlarımız kitaplarımız sayesinde, hala iyi insanların olduğu ,kardeşim diyebilecek kadar hayatımıza dahil ettiğimiz,görünce belkide soğuk bir merhaba değilde sarılabileceğin , sohbetine doyamayacağın dostların olduğunu hatırlattı bize kitap kardeşliği....
belki benim gibi bir delinin kuyuya attığı bir taş ama ayda ortalama 50 kişi koşulsuz şartsız katılıyor emek veriyor bu delinin taşına.Çoğu zaman sıkılıyor kitaptan ama sırf kardeşlik için bitiriyor kitabımızı bazen, sıradan gelip geçici bir kardeşlik değildir bizimkisi..Kitaplara aşık bu kadar kişinin birbirini sevmemesi olacak şeymi hem ?hep dediğim-iz bir şey var hep de yüksek seslerle söyledik söyleyeceğiz
İYİKİ VARSINIZ KARDEŞLERİM
Ve şimdi 6.ayımıza başlıyacağız 2 kitap birden bizleri bekliyor ,bizde onları tabiki de 1 temmuzda Ahmet Hamdi Tanpınar-Saatleri ayarlama enstitüsü 16 temmuzda Zülfü Livaneli-kardeşimin hikayesi var.
İki tane dost sırasıyla oturacak soframızda ve günlerce biz onları dinleceğiz, onlarla farklı hikayeler yazacağız yine hep birllikte .Kitabı birlikte yaşayacağız ....
Umarım ki yıllarca birlikte geçiririz günlerimizi ve her kitap bizim için özel olur böylece
şimdi 5 tane özel kitabımız var ileride 55 olur belki ?
6.ay da hayaldi belki
ama şimdi 4 gün uzakta
4 yıl sonraki hayalime gün geçtikçe yaklaşıyorum..
1 şubat 2017 ye ne kaldı ki şunun şurasında :)
güzel günler geçti daha güzelleri de geçecek...
birlikte olduğumuz sürece
ben hayatta olduğum sürece bu kardeşlik devam edecek
sayımız 5 de olsa 5000 de olsa ...
herkese 1 kez okuyana da 5 kez okuyana da çok teşekkürler ...
ama en çok teşekkürü bu güzel olayın perde arkasındakiler alıyor...
bana ve bu kardeşliğe destek olan herkese ..
Kimsen yok mu çevrende
sen gibi konuşan...
biz aynı anda konuşuyoruz
konuş bizle....
anlarız seni de ?
sen bizi anla yeter...
koca bir aile
her ay aynı sofrada...
birlikte yaparız yemeği
ve aynı anda oturur
aynı anda kalkarız sofrada
kime erken doyar,kimi geç
ama kardeşine belli etmez kimse
biz bir aileyiz artık
gönülleri bir ,gözleri aynı kitaba bakan....
21 Temmuz 2013 Pazar
30 Mart 2013 Cumartesi
AKRADA BULUNAN EL YAZMASI -PAUL COELHO
Aslında bir roman diyemem tamam belli bir tema üzerine oturmuş bir kitap ama ismi ile ilgili sadece 2 sayfa var ve bence öğreti kitabı gibi birşey aslına bakarsan sayfacım. Kıpti isminde bir yunanlı halktan gelen soruları yanıtlıyor ama kitaba sıkıcı kesinlikle diyemem güzel şeyler var içinde kıpti farklı bir düşünce yqapaıpsına sahip ve örnek bir hayat tarzı (en azından anlattıklarında ötürü ) benimsetiyor insana bir çok olaya farklı bir peceden bakabiliyor ve bence birçoğuunda haklı sanırsam ..kitabın dili ve anlatımı da çok güzel diyemesemde bence hiç te fena değil açıkcası sevdiğim bir uslupta yazılmış ama ben sevdim çerez diye nitelendirilen bir kitap olsada yine de güzel di
Zülfü livaneli-Serenad
Muhteşemdi !!!
tek bir kelime ile ifade et deseler sadece bu kelimeyi kullanırım
muhteşem!!
Neden mi ?
bir kere o kadar güzel ve sıcak bir anlatım var ki sanki kışın kar yağmış yeni ve o tatlı havada sımsıcak yürüyorsun üstünde gibi tekrar burda da özür dilerim sende livaneli keşke daha erken tanısaymışım seni
keşke daha erken girseymişsin dünyama
bu kadar güzel bir kitabı lanet olası önyargılarım yüzünden yıllarca bekletmişim
iyi kitap okumayan bir adammışım ben
burnumun dibinde sen dururken ben okyanuslar arkasındaki yazarların hayallerini okuyormuşum
sen yokmuş gibi davranmışım
aptalım ben
ve senle birlikte birçok şey aydınlandı artık
kitap dersen maximillian wagner gerçekten çok sağlam bir karakter
maya ise tam olarak harika bir betimleyici kitap içinde kitap bir oraya bir buraya geçişler muhteşem ve dönüşler öyle keskin kibazen baş döndürücü ama kötü bürşey değil
VE sutruma ....
denecek tek bir kelime yok
söylenecek her kelime sanki korkuyor bu acıya yardım ve yataklık ederim diye ...
çok konuşmak ve kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum ben sevdim hatta çok sevdim ...
aklımın bir köşesinde kalacak maximilian wagner
Bu kitabı unutmayacağım hemde hiç ..
belki bir kez daha okuyacağım ..
ama bildiğim tek şey unutmayacağım !!
Zülfü Livaneli-Edebiyat Mutluluktur
Aylar sonra yine birlkiteyiz saygıdeğer sayfam . Niye geri dödüğümü merak ediyorsundur ,hemen anlatayım
Daha öncede söylemiştim sana -artık deftere yazmak istiyorum yazılarımı diye ama bir şeyi unutttuğum doğru benim. oda 'yazımın berbat olduğu ve benim dahil pek çok kişinin okuyamadığı' aslında yavaş yazsam çok sorun olmuyor ama yavaş konuşmak ve yazmak adetim değil.Neyse buna sen sevindin defterim üzüldü.Blogumu da özledim ayrıca takip ettiğim insaların yazılarını okudum bugün bolca.
Konuyu daha fazla uzatmadan kitabıma geçmeliyim artık. 12.122012de(yani doğum günümde) okumaya başladığım bir kitaptı kendisi. Nu konudada unutmayacağım bir kitaptı kendisi aslında bu kitabı okuma nedenim Zülfü livaneliyi sevmek ve böylece serenadı okuyabilmekti.Neden Zülfü Livaneliyi sevmiyorsun derseniz inanın şu an yanıt veremem ama bazı kişileri sevmiyor işte insan.Ama sevdimmi dersen evet sevdim hatta çok sevdim..Neden zülfü livaneliyi sevmek istedin diye soracaksan da cevabım basit arkadaşım serenadı okumamı istiyordu bende sevmediğimi söyledim.Sonra önce edebiyat mululuktur kitabını daha sonra serenadı verdi bana.
Kitabın ismi gerçekten benim için tamamiyle doğru edebiyatın mutluluk verdiği ve artık kitaplardan başka (arkadaşlık konusunda) kimseyi istemediğim doğrudur.Gelen beni sevene amenna ama insnalar beni yeterince yordular benden yeterince ben aldılar artık yeterdi ve öylede oldu.
Kitabın içeriğine gelirsek genel olarak sevdim ve bir çok yazarla tanıştım . Gerçekten edebiyat kültürünüzü geliştirecek bir kitap .TAbi böyle dememdeki asıl oaly benim edebiyatımın zengin olamamasından kaynaklanabilir belkide yetersizde bulabilirsiniz belli mi olur ?
kitapta hem genç yazarlar için öneriler hem zülfü livanelinin en sevdiği kitaplardan bahsediliyor. hemingway,faulkner ve yaşar kemal okumayan biri olarak bana bir ışık gösterdi Livaneli.Bol bilgi ve altını çizdiğim birçok bölüm oldu.Seni bu kitapla sevdim Livaneli ve sevmeyede devam edeceğim sevmediğim zamanlar için özür dilerim senden .
dediğin gibi edebiyat mutluluktur
benim için çok büyük bir mutluluk....
24 Şubat 2013 Pazar
yazmaya başlamak lazım ....
Yazmak beni çok rahatlatan bir olay insanlara anlatmaktan daha çok sevdiğim ve kendimi daha iyi ifade edebildiğim bir iletişim biçimi konuşmaktan daha fazla sevdiğim kesin. yazmayı seviyorum ama yazım inanılmaz berbat. NE yaparsam yapayım beceremiyorum. Yazmak istiyorum ama defterin sonunda ben bile bazen okuyamıyorum . Ve bunun için yazmam gerekli buralara. BEnim okumma için ne yzdığımın bir önemi yok belki de çok fazla kelime hatası yapacağım belki imla kılavuzunun kenarından geçmeyeceğim ama olsun yazmak istşyorum aklımdan ne geçerse yazmak yüreğim neyi okursa yazmak.Nerden çıktı bu diye soruyorum kendime ama twitterda yine eski hallerime dönemye başladığımı farkettim .Klavyenin ilk harfinden başlayıp(tabiki Q ile ilgili bir cümle yazmadım :) sonuna kdar geldim baktım ki fena değilim. iyiyim demiyorum ama fena değilim .İşte bunun için yazmaya başlamak istiyorum öyle işte gelişi güzel .kimseye beğendirmeye çalışmadan.eeee bu takma ismimim hakkını vermem gerekli.kafamın içinde geçen tonlaraca şeyi yazıya dökmem gerekli ve neden gerekli diye düşünüyorsam unutkanlığımdan ötürü bence .Çocukluk yıllarımda çok fazla birşey hatırlamıyorum. Ve hafızamdan silinmeye devam ediyor ve bu unutkanlık belkide gelecekte daha da kötüye gidecek ve sadece yazdıklarımı hatırlayacağım bilmiyorum ? Dikkat eksikliğimi çözmüş olsamda unutkanlığımı hali hazırda halledebilmiş değilim.
Herneyse nasıl dolmuşssam yazdıkça yazasım geliyor
artık yazacağım öyle gelişi güzel
kimse gibi değil ama
kendim gibi
stylopunk gibi ...
23 Ocak 2013 Çarşamba
KİTAP KARDEŞLERİM....
![]() |
1 seda_alegria 2anjelika diçko
3dilahan biçe
4 dilara 5kitapkurduebru
6kitapkokusuesra
7gülmeyiseven 8melikeyılmaz
|
VE 3 KOLDAN YÜRÜTTÜĞÜMÜZ KİTAP KARDEŞLİĞİNDE BUGÜN İTİBARİYLE LİSTEMİZ BÖYLE.76 KİŞİYİZ VE HER GÜN KATILIMLAR OLMAYA DEVAM EDİYOR 100 OLABİLİRMİYİZ BİLMİYORUM BİLE AMA BU SAYI BİLE BENCE ÇOK ÇOK İYİ .... TEŞEKKÜRLER KİTAP KARDEŞLERİM..
1asabi bakire 2 zehra 3 anarşi tebessümü
19 Ocak 2013 Cumartesi
KİTAP KARDEŞLİĞİ (YÜZYILLIK YALNIZLIK-GABRİEL GARCİA MARQUEZ ) BÖLÜM 1
Merhabalar saygıdeğer sayfam .Yaklaşık 3 aydır sana yazmıyorum ve bıraktığımda da bu kadar güzel bir olay ile döneceğimi zannetmiyorum ...Defterime zaman da olsa bir şeyler yazıyorum kitaplarımla ilgili daha güzel şeyler yazıyorum 3 tane defterim var biri deneme yazılarım biri şiirler biri de kitaplarımı yazdığım altı çizili cümlelerimi yazdığım defter sensizliği onlarla avutuyorum sana göre belki de aldatıyorum ne dersen artık
Ve bu güzel olay aslında yandaki D&R ın marquez haftasında aldığım bu üç kitabın fotoğrafını paylaşmamla başladı.
G3LS3H Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okumak istediğini söyledi bende beraber başlayalım hatta belki bir kaç kişi daha buluruz dedim aslında aklımda bu kadar çok kişi olacağını hiç ama hiç hayal etmemiştim. Aklıma böyle bir şeyler gelmişti evet belki bir kafede veya bir sokakta veya bir sahil kenarına oturup aynı kitap olmasa da okumak hep hayalimdir. Aslında şimdi fareler ve insanlar veya şeker portakalını bakanlık önünde oturup bir okuma eylemi yapma var ama neyse . Düşünsenize okuyorlar diye tutuklandılar ... Gülsek mi ağlasak mı ?
Herneyse daha sonra cilemkücükoruc da bende katılırım deyince tarihi konuştuk ve 1 şubat olmasına karar verdik oracıkta. 1 gün sonra da yandaki fotoyu instagramda paylaştım. ve 2 saatte 20 kişi okuyacağını söyleyince resmen havalara uçtum. ben ay sonunda bu sayıyı hayal ederken 2 saatte ulaşmış olmak benim için gerçekten tarif edilemez bir duygu ..Bir çok kişi belkide abarttığımı düşünebilir ama gerçekten hissettiklerim bu yazdıklarımdan kat kat yukarda bir yerlerde..Kitaplarla belkide 1 yıldır bu kadar yakınım.. 7 yıldır felan okuyorudur ama baktım ki insanlar beni üzüyor ve dostluk kurumuna hizmet eden kimse kalmamış kitapları oraya koydum ben ve çokda mutluyum onlarla onlarla yaşıyorum hayatı ben ...
Liste dün bu halde idi tam emin değilim ama şu an sayımız 57 sanırım .Belli bir yerimiz yok nerde nasıl okuduğunuz hiç önemli değil.Biz buna instagramda başladık orası bence kitap severlere ulaştığım çok güzel bir yer bir çok kitap kardeşimi orda tanıdım tabi twitterda da var ama ordan katılım çok az . Ben bir liste tutuyorum gördüğünüz gibi ama kendi arkdaşlarımdan da okuyacaklar var . Nerde nasıl okuduğunuz hiç önemli değil tek amacım 1 şubatta hepimizin aynı bahçede aynı resme bakıp farklı hayaller kurması ... Birlikte bir dünyanın içine girmek .. Hayaldi benim içinde bu bakın gerçekleşecek 1 şubatta bakarsınız bir gün 300 500 kişi bir kitabı okuruz belki sayemizde insanlar bizle birlikte kitap okuyacaklar .. E biraz kaba olacak belki ama çok yapılan popüler olan olayları yapmak milletimizde hastalık gibi ... Belkide bu hastalığı tv kanalları web sayfaları gibi bizde kullanırız . Topluma belkide kitap okuma sevgisini bu kardeşlikle sevdiririr.
instagram ve twitterda #kitapkardesligi ve bu ay için #kitapkardesligisubat taglerini kullanacağız
Sizde bize katılmak isterseniz gidin bu ay için bir Yüzyıllık Yanlızlık -Gabriel Garcia Marquez alın 1 şubatta bizle birlikte okuyun okutun.... Bana ulaşmak ve listeme girmek isterseniz heryerden ulaşabilirsiniz ...
Ve bu güzel olay aslında yandaki D&R ın marquez haftasında aldığım bu üç kitabın fotoğrafını paylaşmamla başladı.
G3LS3H Yüzyıllık Yalnızlık kitabını okumak istediğini söyledi bende beraber başlayalım hatta belki bir kaç kişi daha buluruz dedim aslında aklımda bu kadar çok kişi olacağını hiç ama hiç hayal etmemiştim. Aklıma böyle bir şeyler gelmişti evet belki bir kafede veya bir sokakta veya bir sahil kenarına oturup aynı kitap olmasa da okumak hep hayalimdir. Aslında şimdi fareler ve insanlar veya şeker portakalını bakanlık önünde oturup bir okuma eylemi yapma var ama neyse . Düşünsenize okuyorlar diye tutuklandılar ... Gülsek mi ağlasak mı ?
Liste dün bu halde idi tam emin değilim ama şu an sayımız 57 sanırım .Belli bir yerimiz yok nerde nasıl okuduğunuz hiç önemli değil.Biz buna instagramda başladık orası bence kitap severlere ulaştığım çok güzel bir yer bir çok kitap kardeşimi orda tanıdım tabi twitterda da var ama ordan katılım çok az . Ben bir liste tutuyorum gördüğünüz gibi ama kendi arkdaşlarımdan da okuyacaklar var . Nerde nasıl okuduğunuz hiç önemli değil tek amacım 1 şubatta hepimizin aynı bahçede aynı resme bakıp farklı hayaller kurması ... Birlikte bir dünyanın içine girmek .. Hayaldi benim içinde bu bakın gerçekleşecek 1 şubatta bakarsınız bir gün 300 500 kişi bir kitabı okuruz belki sayemizde insanlar bizle birlikte kitap okuyacaklar .. E biraz kaba olacak belki ama çok yapılan popüler olan olayları yapmak milletimizde hastalık gibi ... Belkide bu hastalığı tv kanalları web sayfaları gibi bizde kullanırız . Topluma belkide kitap okuma sevgisini bu kardeşlikle sevdiririr.
instagram ve twitterda #kitapkardesligi ve bu ay için #kitapkardesligisubat taglerini kullanacağız
Sizde bize katılmak isterseniz gidin bu ay için bir Yüzyıllık Yanlızlık -Gabriel Garcia Marquez alın 1 şubatta bizle birlikte okuyun okutun.... Bana ulaşmak ve listeme girmek isterseniz heryerden ulaşabilirsiniz ...
1 şubatta 100 kişi olma hayalim var bakarsınız gerçekleşir siz kitap kardeşlerimle ....
20 Kasım 2012 Salı
eLVEDA sAyGıDEĞer SayFaM
Tüm yazılanlar kalacak sende
ve bir elveda bu
artık kitaplarımı kitabın kadim dostu deftere yazacağım onla dertleşeceğim
kimseyle dertleşmeden
kimseye beğendirmeden
sadece kendime ait olacak
dün gece oturup düşündüm
sahi niye yazıyordum ki blog
5 aydır tek bir yorum bile olmuyordu
bana ne faydası bardı ki
sonuçta burdada yanlızdım
sonuçta belki birileri okuyordu günlük 40 kişi giriyordu belki
ama
sessiz bir çığlıktan başka neydi ki
kapatıcam demiştim ama kıyamadım
artık yazmayacağım böylece kalcak
yazdıklarımla ...
Yazacaklarımı ayrı bir kitap defteriine yaacağım artık
bir şiir defterim olacak
birde günlük yazmaya başlıyacağım
kusura bakam saygıdeğer sayfam
belki bir gün
küçük bir şeyler yazarım hakkımda
neler yaptığım hakkında
Teşekkürler herşey için beni dinlediğin için...
TEŞEKKÜRLER 49 kişiye tek tek beni takip etmeye değer buldukları için
beni okudukları yorum yaptıkları için ....
iletişim
tsunami137@hotmail.com
https://twitter.com/felsedeb
(kim ulaşmak ister bimiyorum ama ::)
hoşça
kalınız
StyloPunk
ve bir elveda bu
artık kitaplarımı kitabın kadim dostu deftere yazacağım onla dertleşeceğim
kimseyle dertleşmeden
kimseye beğendirmeden
sadece kendime ait olacak
dün gece oturup düşündüm
sahi niye yazıyordum ki blog
5 aydır tek bir yorum bile olmuyordu
bana ne faydası bardı ki
sonuçta burdada yanlızdım
sonuçta belki birileri okuyordu günlük 40 kişi giriyordu belki
ama
sessiz bir çığlıktan başka neydi ki
kapatıcam demiştim ama kıyamadım
artık yazmayacağım böylece kalcak
yazdıklarımla ...
Yazacaklarımı ayrı bir kitap defteriine yaacağım artık
bir şiir defterim olacak
birde günlük yazmaya başlıyacağım
kusura bakam saygıdeğer sayfam
belki bir gün
küçük bir şeyler yazarım hakkımda
neler yaptığım hakkında
Teşekkürler herşey için beni dinlediğin için...
TEŞEKKÜRLER 49 kişiye tek tek beni takip etmeye değer buldukları için
beni okudukları yorum yaptıkları için ....
iletişim
tsunami137@hotmail.com
https://twitter.com/felsedeb
(kim ulaşmak ister bimiyorum ama ::)
hoşça
kalınız
StyloPunk
12 Kasım 2012 Pazartesi
Ateş,Güneş Ve Ada -ERTÜRK AKŞUN
Bir yeni kitapla daha beraberiz saygı değer sayfam ama bu kez roman değil .Hayata dair, erkeklerin (17-22yaşlarındaki erkeklerin desem daha doğru olur)iç dünyasına dair bir kitaptı ateş güneş ve ada . Gayet anlaşılır ve dolambaçlı yollar seçmemiş. Bir türke nazaran taşradan gelmiş birine nazaran(kendi değimiyle) fazlasıyla açık fazlasıyla cesaretli yazmış Akşun .
Öncelikle kadınlara bakış açısını sonra hazzın bitişinden yeni bir keşfe kendi iç dünyasına olan yolculuğa kitaplara olan açlığa ve kitapların sana verdiği hazza deyinmiş.Aşkı,dostluğu ,bazen seksi bazen de kavgaları..... Bir erkeğin yaşadığı her şey var mastürbasyon bile ..
Daha fazla kitap hakkında konuşmak istemem şayet anlatılacak çok şey var İster kadın ister erkek olun erkekleri ama okumanız gereken bir kitap...Kendi erkeklik yolculuğunu güzel anlatmış. Keşke her erkek kitaplarla bitirse yolculuğu içindeki boşluğu oralarda kitaplarla doldurabileceğini onlarda aldığı hazzı kadınlarda alamayacağını ,kitap okudukça okumasını daha çok kırbaçlayacağını doyum noktası olmayacağını anlasa belkide ülkemizde bu kadar geri kafalı anlayışsız kadınlara et gözüyle bakan toplulukta insan sayısı daha az olabilirdi.Ben bile şikayetçiyim okuyan erkek bulamamaktan bir erkek olarak şikayetçiyim.Ki okumadıkları gibi birde entel naber diye dalga geçme sanki kitabı kızlara yaklaşılabilecek bir araçmış gibi görme huyları bile var .Ağlanacak bir haldeyiz.Kitaplar ülkemizde özellikle çoğu erkek için hiç bir anlam ifade etmiyor maalesef ve kitapları erkeklerin hayatına sokmadıkça da kimsenin bence insanlık adı altında yaşayacağı yok .
Varomanın Dayanılmaz hafifliği -Milan KUNDERA
Bir kitap daha bitti aslında bir dostluk daha demeliyim saygıdeğer sayfam ..Biraz geç olsa da yazıyorum çünkü bugun başka bir kitabı daha bitirdim ve sıkıştırmamak için sana yazmanın doğru olduğunu düşündüm
Kitaba gelirsek
Daha önce hiç milan kundera okumadım ve açıkçası kitabın kapağı ve arka sayfa yazısı ilk defa bende bir his yaratmadı ama milan kunderanın bu kitabını yanlış hatılamıyorsam Elif Şafak 'ın şemspare isimli kitabında bahsettiğini hatırlıyorum birde tabi ''Baba ve Piç ''te ..kundera cafe vardı..
Kundera bu romanda aslında hem yazmış hem açıklamış.Normal de bir çok roman da görsel betimleme yapılırken kundera betimlemelerini insanın ruhsal yapısına yapmış... Yokluğu ve varlığı ;beyazla siyah kadar güzel çizgilerle anlatmış ve bunu sadece aşkla anlatmış .Bir çok insan duygusu işlemiş romanda ve bu kitabı daha çekici daha alımlı kılıyor ..Biraz erişkin kitabı oluş desem yalan olmaz sanırım yani belli bir yaş sınırı koymak gerekli bence bu kitaba. çünkü bazı yerlerde cinsellik (bence muhteşem bir anlatımla) anlatılmış.
Politikayı çok sevmesemde beni sıkmadı kitap .Yanlış anlaşılmasın sakın çok sık bahsedilmiyor politikadan ama yinede olayların geçtiği çevre komünist rusya döneminin başlangıç evresinde geçiyor ..
Kitapta bence size uygun bir karakter bulmanız gayet te mümkün belki terezasınızdır belki tomas ..sabina veya franz ..hatta karerin gibi bile hissedebilirsiniz(karerin tereza ve tomasın köpeği) neyse kitabın içine çok girdik .Bence güzel ,insanın iç dünyasını yalın bir dille ve direkt olarak anlatan bir romandı
Sevdim seni kundera tekrar görüşmek dileğiyle
güzel bir dostluktu bizimkisi teşekkürler
Milan kundera -Varolmanın dayanılmaz hafifliği
Kitaba gelirsekDaha önce hiç milan kundera okumadım ve açıkçası kitabın kapağı ve arka sayfa yazısı ilk defa bende bir his yaratmadı ama milan kunderanın bu kitabını yanlış hatılamıyorsam Elif Şafak 'ın şemspare isimli kitabında bahsettiğini hatırlıyorum birde tabi ''Baba ve Piç ''te ..kundera cafe vardı..
Kundera bu romanda aslında hem yazmış hem açıklamış.Normal de bir çok roman da görsel betimleme yapılırken kundera betimlemelerini insanın ruhsal yapısına yapmış... Yokluğu ve varlığı ;beyazla siyah kadar güzel çizgilerle anlatmış ve bunu sadece aşkla anlatmış .Bir çok insan duygusu işlemiş romanda ve bu kitabı daha çekici daha alımlı kılıyor ..Biraz erişkin kitabı oluş desem yalan olmaz sanırım yani belli bir yaş sınırı koymak gerekli bence bu kitaba. çünkü bazı yerlerde cinsellik (bence muhteşem bir anlatımla) anlatılmış.
Politikayı çok sevmesemde beni sıkmadı kitap .Yanlış anlaşılmasın sakın çok sık bahsedilmiyor politikadan ama yinede olayların geçtiği çevre komünist rusya döneminin başlangıç evresinde geçiyor ..Kitapta bence size uygun bir karakter bulmanız gayet te mümkün belki terezasınızdır belki tomas ..sabina veya franz ..hatta karerin gibi bile hissedebilirsiniz(karerin tereza ve tomasın köpeği) neyse kitabın içine çok girdik .Bence güzel ,insanın iç dünyasını yalın bir dille ve direkt olarak anlatan bir romandı
Sevdim seni kundera tekrar görüşmek dileğiyle
güzel bir dostluktu bizimkisi teşekkürler
Milan kundera -Varolmanın dayanılmaz hafifliği
5 Kasım 2012 Pazartesi
saygı değer SAyfAM
YAZILMASI gereken 2 film(fetih 1453 ve vampir avcısı abraham lincoln ) var
tabi birde kitap (varolamanın dayanılmaz hafifliği) var ama asıl konum şu.. Artık eski dostlar diye haftada bir konu yapacağım okuduğum ve blog ta yazmadığım kitaplarla (bazen bir bazen iki kitap olabilir) sohbetlerimi yayınlayacağım nerde okumuştum neler hissetmiştim hepsini hatırlayıp dost meclisinde konuşacagız eski dostlarımla hafta da bir kez eski dostlar köşesi yapacağız böylece.. Her neyse 2013 yılın kitap hedefim hakkında düşünüyordum bugun onun hakkındada gerekli sayıyı bir köşeye yazma gerekiyor ama önce 2012 hedefimi tutturmam gerekli .... şimdilik aklımda bunlar var ve umarım uygulamalarımda aklımdakilere yakın olur .. geceleri nöbet gündüzleri oğlumdan fırsat yarattıkça kitap okumam ve hayata dair hayallerimi yeşertmem gerekli ...
yaşlanarak değil yaşayarak ölmek içinn....i
Stefan Zweig-SatranÇ
Neden almak istiyordum çünkü satranç seven biriyim çok iyi olduğumu söyleyemem ama dikkat eksikliğim gün ışığına çıkmadan oynarsam kötü de sayılmam aslında . SAtrancı yegenimden öğrenmiştim.Ve bence çok güzel bir oyundur .Keşke milletimizde okey,tavla yerine satranç oynansa idi diye düşünemlerdenimdir.
Kitabı alma hikayemse daha bir garip ve raslantısal açıkçası.İstiklal caddesinde aylak aylak gezerken bir de ara sokaklara bakalım dedim ve rasgele girdiğim bir sokakta sahaçılar çarışısı buldum.
İçeriye girince sihirli bir koku beni hapsetti sanki.Kitap kokusu çarşıya girmeniz için en büyük etken yaklaşık 10 tane sahafçı var ve hepsi ayrı ayrı güzel kitaplarda pahalı değil.Birde çok sevecendi bir tanesi kitaplara bakarken önce çay içermisin dedi sonra sen kitaplara bak ben bir namaz kılayım geleyim dedi bende seve seve kabul ettim 10 dk lık ta olsa sahafçı dükkanım olmuştu :) her yer kitap ve o işyeri senin .inanın çok güzel bir duygu..Ama 5 yıl sonra bitecek bu iş diyor sahafçı abimiz .
Yaklaşık 2 saat içerde geçirdim.. Benim için büyük kayıp çünkü ilk kez görüyordum çarşıyı birde çarşı içinde eski tip çay ocağı vardı .Bence en iyi çay orada yapılıyor.
Oldum olası sevmişimdir o tarz çay ocaklarını.
oturdum o güzel kitap kokuları ve sıcak çay eşliğinde kitap okudum.4 tane de kitap aldım
Eve gelir gelmez ise başladım satrancı okumaya .Başlarken içimde sıkıcı mı acaba soruları yok değildi aslında ama cidden değilmiş hatta çok güzelmiş diyebilirim.. Anlatımı yalın ve betimlemeleri gerçekten güzeldi..
SAtranç maçı ise gerçekten gözlerininiz önünde yaşanıyor ve müthiş keyif verif verdi bana..Stefan Zweig' in ilk kitabı idi. Bir yazarı sevmem için en az iki kitap okumam gerekiyor ama ilk kitabı ile benden geçer not aldı 70 sayfalık bir kitap bir gece oturup şekerleme tadında okunabilecek gerçekten kayif verici bir kitaptı.Ben beğendim ama satranç oynamayı bilmeyen biri nasıl bir yorum yapar bilemiyeceğim ....
Seninle sohbet etmek hoştu saygıdeğer dostum Satranç ...
Ve anlattıklarını bir kez daha dinleyeceğim başka bir hikayede Stefan Zweig
Teşekkürler
21 Ekim 2012 Pazar
DÖNENCE
Duymaz insan pislik var ise sözde
Bakamazsın gökteki senin olmayan yıldıza
Zannetmeki girersin sen kokmayan kalbe
Görür insan iyilik var ise gözde
Duyar insan muhabbet var ise sözde
Senin gökteki Ay,Yıldız,Evren
Zannet ki girersin senle dolan kalbe
Ben yanlızım deryalar,küçük bir damla gibi
biliyorum okyanusta yanlızlık olmaz ama
Ben yanlızım okyanusta kalabalıkta insan gibi
Biliyorum kalabalıkta yanlızlık çoktur ama
Su içipte gördüğüm bir çok hayalim var benim
Onsuz geçen günleri yaşamış saymaz benliğim
Aşk sinemde bir nişan ,bir rozet gibi durum
Var olmayınca canan ,tekrar doğar hiçliğim
Bre arkadaş aç gözü dünya bataklıktadır
batan geminin malı,insanlık ucuzluktadır
Kahpe kalpli insanı, el üstünde tutanlar
Foseptik çukurundaki yaratıklardır
Söz yazarak biterse,yürek neden dururki
Bildiğim şeyleri söylemeden öldüm ben
Yazdım cizdim olmadı ,gördüm ki hayat feci
Dünya dünyaya gelmeden,ölümle aşıktım ben..
20 Ekim 2012 Cumartesi
HEMŞİRELER & HOSTESLER
Geçen ay bir uçak yolculuğu yapmıştım ve bu yazıyı aslında o zaman yazmak aklıma düşmüştü.Aslında aklıma düşen onların rahatlığı bizim rahatsızlığımız.Dün gece öyle bir nöbet tuttum ki tam anlamıyla berbattı ve beni tamamıyla bitirdi.Öncelikle nöbete gelir gelmez bir hasta ex oldu . Sonra sözde işlerimi erkenden bitirip dinlenecektim ama ama dahiliye servisinde kime ne olacağı hiç bilinmez.ve bir baktım ki hasta fenalaştı kan şekeri 43 olmuş hemen dekstroz aç falan filan derken toparlanmayan hastaya anestezi doktoru çağrıldı .1 saat sonunda hasta entübe olup yoğun bakım ünitesine kaldırıldı.
Aslında bu anlattıklarım benim değil her hemşirenin başından geçen artık sıradanlaşmış bir koşuşturmaca ki günümüzde artık hemşire sayısı bence yeterince az 25 hastalı bir servise tek hemşire bakıyor ne yazık ki...
Birde madalyonun diğer tarafından bakmak gerekli tabiki hosteslere .. Onların iş hayatı bence gayet kolay ..
Konuşmadan güvenlik meselelerini anlat (sağlam, sağlıklı bilinçli insanlara) sonra kemerleri kontrol et ,tepe bagajlarının kapaklarını kapat... Birde elinde bir araba ile çeşitli içecek ve yiyecek sat... Çalışma saatleri hakkında çok bilgim yok ama hiç biri 24 saat nöbet tutmuyordur veya 16 saat bile tutmuyorlardır bence ? peki bu kadar rahat çalıştıkları halde aldıkları para ne ?

özel şirketlerde 1500-2500 tl
thy 3600 tl ....
peki hemşireler
özelde 1200den başlıyor devlette ise...
4 yıllık hemşirelik mezunu 1240 tl
döner sermaye 600 tl
lise mezunu 1040 tl
döner sermaye 500 tl
maalesef ama birde şartlar var tabi şimdi ekonomik boyutunu geçtik diyelim ...En son uçak ne zaman düştü ? benim bildiğim yok peki en son hastanede hasta ne zaman öldü belkide biraz önce ve hasta yakınları o psikoloji ile ya doktora saldırıyor ya hemşireye
Belki de uçak türbülansa girer ? kime ne oldu ki? Ama hepatitli bir hastanın veya aıds li bir hastanın iğnesi eline batması veya tüberkülozlu bir hasta ile aynı ortamda bulunmak hangisi daha riskli sizce.
Siz hiç hostesin taciz veya darp için mahkemeye başvurduğunu duydunuz mu ?
![]() |
| bir hayvanın acil hemşiresine yaptığı bir örnek. |
Acile gelen hasta yakınının belinde bir silah bir bıçak olma olasılığı ile uçağa binen yolcunun yanında bomba ihtimali ne kadar ki ? Acili maalesef özel güvenlik( ki onlarda aldıkları 800 tl maaşla sadece sözlü olarak uzaklaştırmaya çalışır) koruyor . Bir tane bile polis olmaz .Ve çağırdığında 15 dk sonra gelirler ne yazık ki
Şimdi soruyorum bir tarafın böyle rahat ve güzel bir hayatta (belkide bana öyle geliyor ) 3600 tl maaşla çalışmasımı adalet .. Yoksa acilde yoğun bakımda canını dişine takıp insanlar iyi olsun diye uğraşan kişiye 1800 tl maaş vermek mi?
Adaletli bir dünya için daha kaç yıl beklememiz gerekir.
Veya yaşayabilmek için bu dünyada daha kaç kez ölmemiz.
dip not: 10.12 2010 tarihli bir yazıdır. bazı şeyler değişmiş olabilir ama daha kötüye giden varsa sağlıkça olan şiddet!!!!
16 Ekim 2012 Salı
Tanrı daima tebdil-i kıyafet gezer -Laurent Gounelle
Her neyse gel gelelim kitaba
Tüm bu araya girenlerden ötürü kitabı yaklaşık bir ay gibi uzun bir süre elimde taşıdım aslında 23 günde 100 sayfa 2 günde 300 sayfa okudum denebilir :)
Kitabın ilk 100 sayfasında benim ve arka sayfada bize bıraktığı izlenim kişisel gelişim tadında romandı ve ilk sayfalar böyle ilerledi ama daha sonra böyle bir anda bir iz sürme operasyonu başladı (beyoğlu rapsodisi gibiydi) Kişisel gelişim gibi başladı ama roman olduğunu ve onunda bir hikayesi olduğunu söylüyor kitap size..
Yazarın anlatımı da gayet sade ve sıkmayan türden... gayet sade ve öyle dolambaçlı yollar izleyip okurum beni anlamadığı için sevsin gibi bir yaklaşımı yok ben kaleminide sevdim ..
Verdiği mesajlar olsun anlattığı hikaye olsun laurent gounelle .Favori yazarlar arasına girebilir benim için ilk okuduğum romanını sevdim açıkçası...
güzel bir dostluktu bizim kisi Tanrı daima tebdil-i kıyafet gezer -Laurent Gounelle teşekkürler...
22 Eylül 2012 Cumartesi
başlasın serüvenler...
Birde senden özür dilemem gerekiyor saygıdeğer sayfam
seninle şu aralar çok az görüşüyoruz diğer bloglara bakıyor ve çıkıyorum o kaleme tıklamyalı uzun bir zaman oldu bu gece yazmam gereken tüm kitap yazılarımı yazdım umarım affedersin beni ..
Şimdi birde okuduğum kitap var tabi şuan okuduğum kitabım tanrı tebdil-i kıyafet gezer-lourent gounelle sevdim kitabı kitapyurdunda sipariş vermiştim ve 1 günde elime ulaştı hemde kargo ücredi yok ..güzel bir kitaba benziyor ve pazar günü bitmesi gerekiyor bu hafta çok tembellik yaptım :)
Birde Müzisyenle tanıştım tamamen rasgele tabi fizy e dance yazdım ve başka işlerle ugraşmak için odadan ayrıldım ilk şarkı leonard cohen isimli birinin dance me to the end of love parçası imiş ben hiç bilmiyordum bu adamı ayıptır belki ama kesinlikle rasgele tanıştım ve günlerdin onu dinliyorum istanbul da konserde verdi bu ay içinde yeni değilde 3 4 ay önce tanışmış olsaydım kesin giderdim o konsere ... Adamın sesi muhteşem bence ...
Birde izlediğim dizilerim var how i met your mother gibi 5.sezonunu yeni bitirdim 6.sezona başladım ama 25 eylülde 8 sezonu başlayacak ve ben yetişmeyi çok istiyordum ama becermiyeceğim sanırım neyse
diğer dizilerimse sherlock,lie to me, house ve Game of thornes ...Birde rizzoli& isles var tabi ama çok sık seyretmiyorum neyse bu diziler içinde yazılar yazacağım sana aslında artık sana bol bol yazacağım bundan emin ol yakında gçrüşmek üzere sevgili saygıdeğer sayfam yakında görüşeceğiz
Belki bir kitap, belki bir film, belki bir dizi, belkide bir şiir, veya rasgele bir yazıyla belli mi olur hayat bu
kim bilir 1 dk sonra neye uğrayacağını...
seninle şu aralar çok az görüşüyoruz diğer bloglara bakıyor ve çıkıyorum o kaleme tıklamyalı uzun bir zaman oldu bu gece yazmam gereken tüm kitap yazılarımı yazdım umarım affedersin beni ..
Şimdi birde okuduğum kitap var tabi şuan okuduğum kitabım tanrı tebdil-i kıyafet gezer-lourent gounelle sevdim kitabı kitapyurdunda sipariş vermiştim ve 1 günde elime ulaştı hemde kargo ücredi yok ..güzel bir kitaba benziyor ve pazar günü bitmesi gerekiyor bu hafta çok tembellik yaptım :)
Birde Müzisyenle tanıştım tamamen rasgele tabi fizy e dance yazdım ve başka işlerle ugraşmak için odadan ayrıldım ilk şarkı leonard cohen isimli birinin dance me to the end of love parçası imiş ben hiç bilmiyordum bu adamı ayıptır belki ama kesinlikle rasgele tanıştım ve günlerdin onu dinliyorum istanbul da konserde verdi bu ay içinde yeni değilde 3 4 ay önce tanışmış olsaydım kesin giderdim o konsere ... Adamın sesi muhteşem bence ...
Birde izlediğim dizilerim var how i met your mother gibi 5.sezonunu yeni bitirdim 6.sezona başladım ama 25 eylülde 8 sezonu başlayacak ve ben yetişmeyi çok istiyordum ama becermiyeceğim sanırım neyse
diğer dizilerimse sherlock,lie to me, house ve Game of thornes ...Birde rizzoli& isles var tabi ama çok sık seyretmiyorum neyse bu diziler içinde yazılar yazacağım sana aslında artık sana bol bol yazacağım bundan emin ol yakında gçrüşmek üzere sevgili saygıdeğer sayfam yakında görüşeceğiz
Belki bir kitap, belki bir film, belki bir dizi, belkide bir şiir, veya rasgele bir yazıyla belli mi olur hayat bu
kim bilir 1 dk sonra neye uğrayacağını...
Şemspare -Elif Şafak
İyi bir Elif Şafak fanatiğiyimdir ben .Hep söylerim bi erkek için Elif ŞafaK'ı okumak zordur diye ama zor olmasının nedenini sevdiğim için çok da sıkıntı olmuyor açıkça neden mi ;Çünkü Türkiyedeki kadınların Elif Şafak gibi Kişiler tarafından cidden savunulmaya ihtiyacı var ve onların fikirlerini okumasına ayrıca..İşte bu sebebten ötürü çokda zoruma gitmiyor tabi ..
Kitaba gelince firarperstteki gibi gazete yazılarının toplandığı bir kitap.Ama içinde gerçekten çok güzel yazılar var ve nasıl oluyorsa 3-4 tanesi gerçekten tam benlik deyip tekrar tekrar okudum .. Yani bu kitap için aslında çikolata diyebiliriz canın çeker ve yersin ya hani veya gözüne ilişir bir yer işte öyle bir tat bırakıyor sana beni al ve oku diyor ve ilk sayfayı açtığında okumadan bırakamazsın diyor
Bir çok yazısını okumustum aslında okumadıklarım da vardı ama seviyorum böyle kitapları ben çünkü daha hızlı okuyorum en azından hastanede boş bir an da okumak benim işime geliyo. Anlamadığım veya tekrar okumam gereken bir yer olmuyor romanlardaki gibi .Can Dündar 'ın Aşka Veda kitabından hemen sonra okudum güzelde oldu aslında :)
Bir çok yeni isimde kattım onla birlikte listeme bunlardan biri milan kundera(aslında baba piçten sonra merak etmiştim ama burda da bahsedince aldım kitabını ve okumam için beni bekliyor )
bir diğer isim joyce carol oates birde vaclav havel var tabi gabriel garcia marguez var tabi birde yaratıcı beyin ve germinal kitapları baya faydalı bir kitap oldu açıkçası bir çok kitabı ve yazarı tanıdım merak ettim bu yazarları ve kitapları da okuyacağım tabi ..Elif şafak seviyorum seni ben be cidden kalemin hep böyle güzel olsun ve hiç bozulmasın kim ne der ne söylerse söylesin
teşekkürler şemspare -elif şafak güzel bir dostluktu bizimkisi....
''ha bire kıskançlık duyan iç huzurundan yoksun bir insandır'' sf173
birde çizimler süper. m.k perker kalemine sağlık
Kitaba gelince firarperstteki gibi gazete yazılarının toplandığı bir kitap.Ama içinde gerçekten çok güzel yazılar var ve nasıl oluyorsa 3-4 tanesi gerçekten tam benlik deyip tekrar tekrar okudum .. Yani bu kitap için aslında çikolata diyebiliriz canın çeker ve yersin ya hani veya gözüne ilişir bir yer işte öyle bir tat bırakıyor sana beni al ve oku diyor ve ilk sayfayı açtığında okumadan bırakamazsın diyorBir çok yazısını okumustum aslında okumadıklarım da vardı ama seviyorum böyle kitapları ben çünkü daha hızlı okuyorum en azından hastanede boş bir an da okumak benim işime geliyo. Anlamadığım veya tekrar okumam gereken bir yer olmuyor romanlardaki gibi .Can Dündar 'ın Aşka Veda kitabından hemen sonra okudum güzelde oldu aslında :)
Bir çok yeni isimde kattım onla birlikte listeme bunlardan biri milan kundera(aslında baba piçten sonra merak etmiştim ama burda da bahsedince aldım kitabını ve okumam için beni bekliyor )
bir diğer isim joyce carol oates birde vaclav havel var tabi gabriel garcia marguez var tabi birde yaratıcı beyin ve germinal kitapları baya faydalı bir kitap oldu açıkçası bir çok kitabı ve yazarı tanıdım merak ettim bu yazarları ve kitapları da okuyacağım tabi ..Elif şafak seviyorum seni ben be cidden kalemin hep böyle güzel olsun ve hiç bozulmasın kim ne der ne söylerse söylesin
teşekkürler şemspare -elif şafak güzel bir dostluktu bizimkisi....
''ha bire kıskançlık duyan iç huzurundan yoksun bir insandır'' sf173
birde çizimler süper. m.k perker kalemine sağlık
21 Eylül 2012 Cuma
Ecce Homo-Friedrich Nietzsche
Nietzsche aslında düşüncelerini çoğuna (tanrıya inanmama hariç) inanırım ve severek okuduğum bir çok cümlesinin kendi hayatımda doğru çıkarak test ettiğim bir adamdır.Evet egoisttir.Kendini aşırı beğenmiştir ve ben kelimesi onun için bir numaradır..27 yaşında profesör olup daha sonra istifa eden bir adam ve bence genç bir yaşta(54) vefat etmiş .Bukowski gibi hergün içen biirinin 74 nietche gibi kahve içmeyen birinin 54 yaşında ölmesi ne yediğinin hiç bir önemi yokun bir kanıtı sanırım.
Bu kitapta da yazdığı tüm kitapları ve gelişim evrelerini anlatmış. Kitapları nerde yazdığından tutunda hangi kitabı kimden esinlenerek yazdığına kadar. herkesin bildiği şeyi aslında kendiside sadece tekrarlıyor;benim en büyük eserim böyle buyurdu zerdüşt diye ve bir çok yerde onuda anlatmadan geçemiyor ama zerdüşt onun için bir ilah konumuna kadar yükselmiş .Sanki zerdüşt nietzsche den doğma kutsal bir yaratık gibi bahsediyor biraz ve açıkçası bu kitabı okumak için nietzsche tüm kitaplarını okumanız gerekiyor ben de işte bundan dolayı çok sıkıldım ama zorlayarak da olsa bitirdim kitap 119 sayfa ama inanın 1 günde bitirmek imkansız ... çünkü bazen 3 sayfa okuyup ne diyo bu ya deyip tekrar geri dönebiliyorsunuz ve açıkçası kitabı okuduktan sonrada aklınızda pek bişey kalmıyor .Tabi bunlar benim düşüncelerim belki de bende böyle bir etki bıraktı ama genel olarak etki bu yönde olacağı kanısındayımYine de bitirmek güzel ve bazı yerleri güzel mesajlar içeriyor (dionysosun şarap tanrıçası olduğunu öğrendim mesela :)birde euterpe var müzik ve şiirin ilham perilerinden biri :)
Teşekkürler Ecce Homo -Friedrich Nietzsche sizinle vakit geçirmek zor ama hoştu :)
aşkın gözyaşları-3 Sinan Yağmur
Aşkın gözyaşları serisinin son kitabı kimya hatunu okumak için baya dolaştı elimde tatile gittik onla sonra hastaneme gitti geldi benle ama sonunda evimde bitirdim.Diğer 3 kitaba nazaran daha az etkilendim zira 2.kitabı(mevlana) beni çok etkilemişti. Ve bu kitap için beklentimi üst seviyelere çekmeme neden oldu ama her ne olursa olsun bu kitapta en az diğer ikisi kadar güzel bir anlatımla yazılmıştı.
Bir erkeğin bir kadının ağzından kitap yazması zor olmalı diye düşünmekteyim ...Evet zor ama asıl zor olan bence sinan yağmurun bu kitapların genelinde yaptığı yanı mevlanın,şemsin ve kimya hatunun ağzından olayları anlatması ...
Kitabı genel olarak beğenmekle birlikte sonundaki kimya hatunun mektuplarını okumaktan sıkılmadım desem yalan olur ama pire için yorgan yakmanın da luzumu yok sanırsam
Böyle güzel 3 kitabı yazdığın için aslında bu kadar güzel anlattığın ve onların ağzından onları bize yaşattığın için çok teşekkürler sinan yağmur .
Ayrıca bir konyalı olarak içinde bulunduğum şehirden ne kdar uzak olduğumu hatırlattın bana
konyanın yabancısı bir konyalı olduğumun farkına vardım.
Şems tebrizi camiinde bir sabah namazı kıldım.Buna sen sebeb oldun yoksa ne sabah namazı kılmak için oraya gitmezdim ...
Güzel bir dostluğumuz vardı senınle aşkın gözyaşları ve burda bitti teşekkürler sanada ...
''Şarap haram,ancak insanları kandırmak,yalan söylemek dahada haram.Bazen çirkin,haramı ödüllendir ki helalin büyük tatlılığı ortaya çıksın .
(aşkın gözyaşları 3 sf27)...
14 Eylül 2012 Cuma
biraz yoğunum da :(
Sana yazmam gereken 3 kitabım var
elif şafak -şemspare
sinan yağmur aşkın gözyaşları-3
birde nietzche -kişi nasıl kendi olur
Ama bunlar için vakit bulamıyorum sanki daha çok para vereceklermiş veya madalya takacaklar gibi hemen hemen her güm işe gidip geliyorum ayrıca evde olduğum vakitlerde genellikle kitap okuyorum malum kendime verdiğim bir söz var 2012 bitene kadar 20 kitap, 30 film sözü...bunu gerçekleştirmek için kendime söz verdim ve başaracağım...
Oğlumu ilk kez maça götürdüm onun için de bir yazı yazacağım .. Aklımdasın seni unutmam korkma ... bundan sonra daha sık görüşeceğiz .. Ama şimdilik beni idare et ...
teşekkürler değerli sayfam
yakında görüşmek üzere ....
elif şafak -şemspare
sinan yağmur aşkın gözyaşları-3
birde nietzche -kişi nasıl kendi olur
Ama bunlar için vakit bulamıyorum sanki daha çok para vereceklermiş veya madalya takacaklar gibi hemen hemen her güm işe gidip geliyorum ayrıca evde olduğum vakitlerde genellikle kitap okuyorum malum kendime verdiğim bir söz var 2012 bitene kadar 20 kitap, 30 film sözü...bunu gerçekleştirmek için kendime söz verdim ve başaracağım...
Oğlumu ilk kez maça götürdüm onun için de bir yazı yazacağım .. Aklımdasın seni unutmam korkma ... bundan sonra daha sık görüşeceğiz .. Ama şimdilik beni idare et ...
teşekkürler değerli sayfam
yakında görüşmek üzere ....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













